Kil Maskesi

Renkli Oje Modelleri

Gebelikte cinsel yaşam nasıl olmalı

Kışlık Botlarımız Gelmiştir

Geleneksel Türk Kahvesi ve Sunumu…

ANASAYFA, Cilt Bakımı, Diyet, Sağlık, Yaşam, YEMEK TARIFLERI 23 Mayıs 2017
349 views


Merhaba, güzel okurlarım. Şöyle bol köpüklüsünden cici sunumlu bir kahve yapmıştım ki. Birden aklıma tarihçesi takıldı, merak edip araştırdım. Gerçekten de ne kadar sağlıklıymış. Sadece hoş sohbetlerimize eşlik etmekten, ağzımızı tatlandırmaktan başka ne kadar çok faydaları varmış. Tariheçesinden bahsetmeden önce sağlığımıza olan faydalırı nelermiş bakalım.

HAYDİ ŞİMDİ FAYDALARINA DEĞİNİP SUNUMLAR HAKKINDA FİKİRLER VERELİM ;

  • Yorgunluğu geçirir, dinç tutar.
  • ZAYIFLATIR (özellikle büyük harfler, yaz ayları gelirken bol kahve ama şekersiz olursa bolca yağ yaktırır ).
  • Türk kahvesi antioksidandır.
  • Kanser riskini azaltır.
  • Beyni alzaymır ve parkinsondan korur.
  • Diyabetle mücadele eder.
  • Karaciğerin dostudur.

Şimdi de kocişlere, konuya komşuya, dosta, misafire, kayınvalidelere, annişlere bazen de sadece kendinize güzel sunumlar ile hem göz zevkinizi hem de damak zevkinizi tadlandırabilirsiniz şimdiden keyifli içimler. Güzel fincanlar ile yaptığınız bol kahvenin yanına küçük şekerlemeler, küçük ev yapımı kurabiyeler, lokum , küçük makaronlar, marketlerde satılan küp bisküvitlerle sunum yapabilir,küçük su bardaklarını da kullanabilirsiniz. Bahar aylarındayız yapmışken tam yapıp yanına da çiçek kondurursanız gelsin likelar 🙂 Şenlensin instagramlar.. Ağzınızın tadı bozulmasın. İyi okumalar efendim…

ŞİMDİ DE GENEL KÜLTÜR VE TARİHÇEYE DEĞİNELİM…

Dünyaya yayılıp tanındığı adıyla Türk Kahvesi, Türkler için kültürel geçmişin, sosyal tarihin ayrılmaz bir parçasıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun esas olarak 16. yüzyılda tanıştığı kahve, zamanla sosyal hayatın önemli bir parçası olup, dost meclislerinde kendisine yer bulmuş, konukların ağırlanmasında başrolü üstlenmiş, edebî hayatın önemli simgesinden birine dönüşmüştür. Kahvenin Osmanlı İmparatorluğu’na gelişi konusunda bir kaç hikaye vardır. Birincisine göre, 1554 yılında Suriyeli iki girişimci tarafından İstanbul’a getirilmiştir.Diğer hikayeye göre ise 1517 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Yemen Valisi olan Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirmiştir.  Yemen Valisi Özdemir Paşa, bu sayede  Yemen’den getirdiği kahveyi saraya götürüyor. Türk kahvesini, sarayın ihtişamlı salonlarında, 40  kadroluk kahveci ustaları tarafından özenle Sultan’a servis ediliyor. Harem’de cariyelere doğru kahve pişirme dersleri başlıyor. Kâtip Çelebi de, 1543 yılında gemilerle İstanbul’a kahve geldiğini ve İstanbul ahalisinin kahveyle tanıştığını kayda alır. “Aslı Yemen diyarından çıkıp tütün gibi dünyaya yayıldı. Kimi şeyhler Yemen dağlarını mesken edinip dervişleriyle bir tür ağaç yemişi bulup kalb ve bûn dedikleri taneleri dövüp yerlerdi ve kimisi de kavurup suyunu içerdi. Riyâzat ve sülûke uygun ve şehveti kesmeye elverişli soğuk ve kuru gıda olduğundan Yemen ahalisi birbirinden görüp şeyhler ve sûfîler ve başkaları kullandılar.”Anadolu’da kahvenin 13. yüzyılda dahi bilindiğini iddia eden bazı araştırmacılar ise, iddialarını Mevlana’nın (öl. 1273) Divan-ı Kebir’indeki; “Devletimiz geçim devleti, kahvemiz arştan gelmede, meclise badem helvası dökülmüş, saçılmış.” beytiyle destekliyor. Ortaçağ Arap leksikografları ise, kahwah sözcüğünün “bir çeşit şarap” anlamına geldiği konusunda aynı düşüncedeler. Zamanı, mekânı, kaynağı hakkındaki bilgiler kesin olmasa da; kahvenin Yemen’den yola çıktıktan sonra Cidde’ye, ardından Süveyş ve Mısır’a, oradan isee gemiler yoluyla en başta İstanbul olmak üzere İzmir, Selanik, Payas, Yafa, Trablusşam, Sayda ve Antalya gibi diğer Osmanlı şehirlerine de ulaştığını söyleyebiliriz. Gemilerle uzun bir çok yol kat ederken zembillerin içine konan, üstü ferde ile sarılan ve onun da üstü çulla örtülen kahve büyük zahmetlerle rutubetten korunarak payitahta getirilir Fernand Braudel, kahvenin Osmanlı’da ilk defa 1511 tarihinde kullanılmaya başlandığını iddia ederken. Peçevî İbrahim Efendi, kahvenin İstanbul’a ilk defa 1555 yılında girdiğini ve bu tarihten evvel Rumeli’de kahve ve kahvehanenin bilinmediğini yazar. Peçevî de ve Gelibolulu Ali Mustafa Efendi’de geçtiği şekliyle; Halepli Hakem adında bir adam ile Şamlı Şems adında bir zarif İstanbul’a gelerek Tahtakale’de büyük bir dükkân kiralayıp kahve satmaya ve kahvehane işletmeye başlarlar. Miladî 1551 yılına tarihlenen bir başka yerde ise; Kahve-hâne mahall-i eğlence, Sene 959 ibaresinin yer almıştır. İşte tarihçesinden ve kahvenin gelişinden bahsettik merakımızı giderdik. 🙂



 



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
Kolayca Bronzlaşmanın Yolları

Kolayca Bronzlaşmanın Yolları

20 Haziran 2017
203 views
Pratik Ağda ve Ağda Bantları.

Pratik Ağda ve Ağda Bantları.

19 Haziran 2017
259 views
1 Hafta da 6 Kilo Verin

1 Hafta da 6 Kilo Verin

19 Haziran 2017
370 views
2017 Sandalet Modelleri

2017 Sandalet Modelleri

14 Haziran 2017
434 views
Yaz İçin Makyaj Önerileri

Yaz İçin Makyaj Önerileri

14 Haziran 2017
187 views
Canan Karatay’dan ekmek açıklaması

Canan Karatay’dan ekmek açıklaması

6 Haziran 2017
253 views
Bunlar da var!
Hamilelik Döneminde Hemoroid Sorunu

Hamilelik Döneminde Hemoroid Sorunu

16 Nisan 2016
904 views
İslim Kebabı Tarifi

İslim Kebabı Tarifi

16 Mart 2016
822 views
2016 Trend Gelinlik Modelleri

2016 Trend Gelinlik Modelleri

25 Haziran 2016
2.021 views
Fleksibilite yöntemleri

Fleksibilite yöntemleri

20 Haziran 2015
1.277 views
Kadınbudu Köfte Tarifi

Kadınbudu Köfte Tarifi

10 Aralık 2015
1.065 views
Kapalı Gelinlik Modelleri

Kapalı Gelinlik Modelleri

3 Eylül 2015
6.365 views
Simli Oje Çıkarma Yöntemleri

Simli Oje Çıkarma Yöntemleri

16 Nisan 2016
1.140 views
L Koltuk Seçimi İçin Harika Tasarımlar

L Koltuk Seçimi İçin Harika Tasarımlar

13 Nisan 2016
1.323 views
2016 Mart En Yeni Kozmetik Ürünleri

2016 Mart En Yeni Kozmetik Ürünleri

25 Mart 2016
1.045 views